Hemoroid ( Basur ) Nedir Belirtileri Tedavisi

Hemoroid ( Basur ) Nedir Belirtileri Tedavisi

hmrdHemoroid ( Basur ) Nedir Belirtileri Tedavisi

Ağrı, yanma, kanama, ele gelen şişlik ve kaşıntı gibi belirtilerle kendini gösteren hemoroid hastalığı toplumda her 2 kişiden 1’inde görülüyor. Tuvalet ve beslenme alışkanlıklarını olumsuz etkileyen, kişinin yaşam kalitesini düşüren hemoroidin tedavisinde halk arasında yaygın olan fakat yanlış uygulamalara başvurmak yerine mutlaka alanında uzman doktorlardan destek alınması gerekiyor.

İç Hemoroidlerin Dışarı Sarkıyorsa

Hemoroid hastalığı makatta (rektum- anüs) bulunan hemoroidal damarların genişlemesidir. Rektum, kalın bağırsağın son kısmı olup anüse açılmaktadır. Anüs ise bağırsak içeriğinin dışarı atıldığı sindirim sisteminin en son ucudur. Hemoroidler gelişim gösterdikleri bölgeye göre ikiye ayrılmaktadır. Rektum da gelişenler iç hemoroid olarak adlandırılmaktadırlar. İç hemoroidler ilerleyerek aşağı doğru sarkarak anal kanaldan dışarı çıkabilir. Başlangıçta bu sarkma kendiliğinden içeri çekilirken ilerleyen dönemlerde ancak kişinin kendisinin içeri itebileceği ya da devamlı dışarı sarkık durumlara gelebilir. Hemoroidlerin sarkma gösterdikleri durumlarda mutlaka tedavi edilmeleri gerekmektedir.

Hemoroidin İlk Habercisi Kanama

İç hemoroidlerin en sık gözlenen belirtisi, tuvalet sırasında dışkı üzerine veya tuvalet kâğıdına bulaşmış kanamadır. Makattan dışarı sarkmayan iç hemoroidlerde genelde ağrı yoktur ama eğer dışarı sarkma olmuşsa; ağrı, yanma, ele gelen şişlik, kaşıntı gibi şikayetler de oluşabilmektedir. Dış hemoroidlerde bazen kan pıhtılaşması olabilmektedir. ( Tromboze dış hemoroid ) ve bu durum ciddi ağrılı bir sertlik olarak hasta tarafından fark edilmektedir. Bunun yanı sıra pıhtılaşma, dışarı sarkan iç hemoroidlerde ve daha seyrek olarak dışarı sarkmamış iç hemoroidlerde de gelişebilmektedir. Dış hemoroidlerde bu pıhtılaşmalar düzeldiğinde hastanın eline o bölgede fazla bir deri parçası gelmektedir.

45-60 Yaş Arasında Sık Görülüyor

Hemoroid hastalığı, hayatı tehdit edecek kadar ciddi bir hastalık değildir ve genellikle birkaç gün içinde düzelmektedir. Daha çok 45-65 yaş grubundaki kişilerde görülen rahatsızlık, kadınlarda ise özellikle gebelik döneminde bir şekilde hemoroid rahatsızlığı ile karşılaşmaktadır. Hemoroidin ortaya çıkmasındaki başlıca nedenler; kronik kabızlık veya ishal, yanlış tuvalet alışkanlıkları, lifli gıdalardan yoksun diyetlerdir. Bunların yanında, yaşla beraber anüs ve rektumun destekleyici bağ dokusunun azalması ve kadınlarda gebelik döneminde karın içi basıncının artması da hemoroidi tetiklemektedir.

Hastalığın Tanısı Mutlaka Doktor Tarafından Konulmalı

Hemoroidde görülen benzer belirtiler aynı bölgedeki başka hastalıklarda da ortaya çıkabilmektedir. Hemoroid hastalığıyla karıştırılabilen bu hastalıklar; anal fissür, fistül, parazit, polipler ve kanserdir. Bu nedenle anal bölgede ya da sindirim sistemindeki hastalıkların belirtisi olan kişilerde, hastalığın tanısı mutlaka doktor tarafından konulmalıdır. Doktorun parmakla muayenesi ve bölgeyi görmesi tanı için genellikle yeterli olabilirken özellikle 40 yaş üzeri hastalarda kanser gibi olası daha ciddi kanama nedenlerini detaylı araştırmak için sigmoidoskopi veya kolonoskopi gibi yöntemlerle kalın bağırsağın bir kısmına veya tümüne bakılması gerekebilmektedir.

Lifli Gıda ve Bol Sıvı Tüketimi Çok Önemli

Hemoroidin tedavisi hastalığın evresine göre evde veya hastanede yapılmalıdır. Ev tedavisi daha çok 1 ya da 2’nci evrede hemoroidlerde yeterli olabilmektedir. Bu tedavide, liften zengin diyet uygulanarak dışkı yumuşatılıp geçişi kolaylaştırılmaktadır. Sebze ve meyvelerin ve tüm tahılların iyi birer lif kaynağı olduğu unutulmamalıdır. Hemoroid hastalığından korunmak için günde minimum 25-30 gr lif almak gerekmektedir.
Lifli beslenmenin yeterli olmadığı hastalara, daha rahat tuvalete çıkmaları için dışkı yumuşatıcılar verilebilir. Ayrıca günde 1,5-2 litre sıvı tüketimi, sıcak suda oturma banyoları, özel kremler, ağızdan alınan ilaçlar da şikâyetlerin azalmasın da geçici olarak kullanılabilmektedir.

Hemoroid Tedavisinde Kullanılacak Yöntem Hastaya Göre Belirlenmeli

Evde tedavi yöntemlerinin yetersiz kaldığı durumlar da, skleroterapi ( kimyasal madde enjeksiyonu) , lastik bantla boğma, kızıl ötesi ışınla veya lazerle tedavi ya da cerrahi yöntem gerekebilmektedir. Tüm bu tekniklerin uygulanabileceği uygun vakalar mutlaka doktor tarafından belirlenmelidir. Günümüzde evre 3-4 hemoroidlerin tedavisinde, daha çok cerrahi teknikler tercih edilmektedir. Özellikle halk arasında da sıkça talep edilen yöntemlerin (lazer, kızılötesi ışınla tedavi) ancak son derece sınırlı hemoroidlerde etkili olabileceği unutulmamalıdır. Hastalıktan çok hastaya özgü bir tedavi yönteminin seçimi özellikle hemoroid hastalığı için çok geçerli bir deyimdir. Hastalar, uygulamalarda kullanılan modern teknikler sayesinde, birkaç gün içinde şikâyetlerinden kurtulabilmektedirler.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

BİRDE BUNLARA BAKIN

UZMANLAR
  • YORUM